Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in
21 Haziran Meslek Lisesi protokolü
İmza töreni konuşma metni
Değerli çalışma arkadaşlarım, değerli kaymakamımız, değerli basın mensupları, sayın değerli misafirler, öncelikle bugün 8000 evladımızın geleceği için son derece değerli bir projeye imza atacağımız için son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum ve Mustafa Bey’in şahsında Koç Topluluğunu tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum gençlerimiz, ülkemiz ve geleceğimiz adına. Van’da, Ankara’da, İstanbul’da, Sakarya’da belki daha bir çok yerde bakan olduğum günden beri Sayın Mustafa Koç ile bir çok projeye birlikte imza attık, protokoller imzaladık. Bunların hepsi bir derde deva olacak, bir yaraya merhem çalacak projelerdi. Daha kısa bir süre önce birlikte Sakarya’da bir tören yaptık ve Koç Holding tarafından eğitimde bağışlanan 3381 bilgisayarın teslim törenini yaptık ve burada ülkemiz adına umutlandık, sevindik, sevincimizi çocuklarla paylaştık. Bugün burada bu burs projesini yapıyoruz, Koç Holding tarafından bize birçok okul yapıldı, teslim edildi ve ayrıca Koç Holding bize yatırım yapıyor. Koç okullarıyla Koç Üniversiyesi ile Türkiye’deki eğitim ve araştırmaya büyük yatırım yapıyor, bundan dolayı da topluluğu Mustafa Bey’in şahsında kutlamak istiyorum. Bir başka toplantıda merhum Vehbi Koç’u anarken demiştim ki Sayın Vehbi Koç bir vakıf insanıdır. Kendisi büyük bir iş adamı olmakla birlikte Türkiye’deki sosyal sorumluluk projelerinin birçoğunu imal etmiş bir insandır. Mustafa Bey 3. nesilden bir evlat olarak hem dedesine, hem babasına bu anlamda hayır talep olması, onların misyonunu geliştirerek devam etmesi son derece anlamlıdır. Meslek lisesi gerçekten memleket meselesidir. Büyük ve genç bir nüfusa sahip eli iş tutan bir nesle sahibiz ve ülkemizde işsizlik bizi rahatsız edecek boyuttadır. Mesleki ve teknik eğitim bu derdin en önemli çarelerindendir. Bakın bir şeyin altını çizmek istiyorum. Bakın meselelerimizi konuşurken sadece Türkiye eksenli düşünmemeliyiz. AB’ye aday ülkeyiz. AB’de gittikçe yaşlanan bir nüfus var. Biz eğer bu gençlerimizi, bakın 0-14 yaş arası nüfus oranımız %26. Bu bizim en büyük sermayemizdir, bu bizim en büyük zenginliğimizdir. Eğer biz iyi meslek erbabı yetiştirirsek, biz sadece Türkiye’nin ihtiyacını karşılamış olmayacağız. Biz AB’nin de ihytiyacını karşılamış olacağız, kendileriyle olan görüşmelerimizde bunu kabul ettiler. Eğer iyi marangozsan, iyi demir doğramacıysan, iyi sıvacıysan ve iyi aşçıysan ve bir de uluslar arası geçerliliği olan bir sertifikan varsa AB Türkiye’nin üye olmasını beklemeden size kapılarını açıyor. Bu açıdan bu büyük bir fırsattır, bunu mutlak surette değerlendirmeliyiz. Hem bizim özel sektörümüzün, sanayimizin ihtiyacını karşılamak için, hem de bu anlamda gençlerimize, ülkemiz insanına bir istihdam oluşturabilmek, yaratabilmek için meslek eğitimini özendirmek zorundayız. Meslek liselerine cebrederek değil cezp ederek öğrenci göndermemiz lazım. Çocuklarımıza mutlaka mesleki eğitimin önemini anlatmalıyız. Onlara bazı avantajlar sağlamalıyız ve bu onlardan birisi. 8000 memleket evladına ki önemli bir kısmı da dezavantajlı çocuklar arasından seçilecek, bunlar son derece anlamlı ve bu eminim ki başka firmalara, başka holdinglere de örnek olacak. Yapılan işin kendisi kadar teşvik edici olması, teknik eğitim olması da önemlidir. Ayrıca staj imkânlarının sağlanması iş beklentesi açısından bu insanların ümitli hale gelmesinde son derece önemlidir. Daha önce Ankara’daki mesleki eğitim kurumumuzda da ifade ettim, bu çocuklarla ilgilerinin ilgilenmesi için firmaların, işletmelerin çocuklarımıza şevkat bağrını açması gerekmektedir. Bugün bu sadece Koç Holding merkez yönetimi ile değil, ayrıca Koç Holding’e bağlı diğer şirketlerle de devam ediyor. Arçelik’in sayın genel müdürü ile Ankara’da çok önemli bir görüşme yaptık. 45 dakikalık bir görüşme sonucunda birlikte çok güzel projelere imza atacağımız kanaati ikimizde de hâsıl oldu. Bunlar için start verildi. Bunlar sürpriz olsun, bunun ne olduğunu açıklamayacağım. İnşallah önümüzdeki günlerde bu anlamda da güzel şeyler göreceksiniz. Hâlihazırda Arçelik ile birlikte aptığımız işler var ama bunlara yenileri ilave olacak ve devam edecek.
Biraz önce Sayın Saban ifade etti, İletişim meslek lisesi öğrencisi iletişimdeki ara eleman ihtiyacını karşılamakla, elektrik, elektronik, bilgisayar bölümüne giden öğrenci ara eleman ihtiyacını karşılamak için gidiyor. Ancak bu çocuklarımızda eğer kabiliyet varsa, iletişim fakültesine, iletişim yüksekokuluna veya bilgisayar mühendisliğine, makine mühendisliğine, elektronik, bilgisayar mühendisliğine gitmemesi için hiçbir sebep yok. Bu, buradaki bariyerlerin ortadan kalkması demek. Meslek yüksek okulları öğrenci bulamıyor. 1,600 000 insanın üniversite kapısına dayandığı bir ülkede, yüksek öğretim öğrenci bulamıyorsa, kendimizi sorgulamamız gerekiyor.
Ülkemizde güzel şeyler oluyor. Bakın İntel yetkilileriyle Swiss Otelde ortaklaşa bir toplantı yaptık ve bağımsız gözlemcilerin ortaya koyduğu şey şudur: Türkiye bilişim alanında son 5 yılda bilgisayar kullanımı, internete erişim ulaşım ve bu alandaki hareketlilik ve gelişim açısından dünya 1. si konumundadır. Özel sektörümüz ve sivil toplum örgütlerimizle birlikte siyasi irade olarak bu konuda irademiz var bunları birlikte aşacağız. TÜSİAD eğitimle ilgili 7 maddelik bir rapor hazırladı. Bunların hepsi bizim gündemimizdedir. Büyük bir kısmı yapılmıştır, yapılmaktadır. Gerektiğine inanıyoruz, onun için yapıyoruz. AK Partinin programında eğitimin 12 yıla çıkarılması var; hedef budur. Biz hayallerimizi hatıralarımızın önüne geçireceğiz. Hayallerimizle imkânlarımızı örtüştürdüğümüz gün bunların hepsini birlikte gerçekleştireceğiz.
Bütün sivil toplum birikimine, tekliflere, projelere açık olduğumuzu da ifade etmek isterim. Bir kez daha bize ev sahipliği yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum. 8000 evladımıza mesleki eğitim camiasına, ülkemize, bu kararın, bu protokolün hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize katılımınızdan dolayı sevgiler, saygılar sunuyorum.